Düş – Ün – Ce

Düşünceni bir sokakta vuruyorlar… Yanında poşetler uçuşuyor. Çok yalnız hissediyorsun, seni kaldırımlar tutuyor.
Düşünceni bir sokakta vuruyorlar… Düşüncen buz gibi… Yanağında bir çöpçünün kirli eli…
Düşünceni bir çöplükte buluyorlar… Düşüncenin, kıpkırmızı gözleri… Etrafın tellerle çevrili…
Düşünceni bir sokakta vuruyorlar… Düşüncenin yıkılıyor hayalleri…
Düş-ün-ce, kimse görmüyor seni!


Düşünceni bir sokakta vuruyorlar… Son umudunu çalıyorlar… Düşünmek nedir bilmiyorlar!
Düşünceni bir sokakta vuruyorlar… Düşüncen [...]

İnatcılara….

Bilgenin biri evladına iki tane yün çilesi vermiş ve akşama kadar bunları birbirine vurmasını istemiş. Evlat akşama kadar bunları birbirine vurmuş. Vurdukça yünlerin içindeki toz toprak temizlenmiş, yünler parlamış, daha da güzelleşmiş.
İkinci gün bilge kişi evladına bir yün çilesi, bir tane de toprak çömlek vermiş ve aynı şekilde birbirine vurdurmuş. Yün yine güzelleşmiş, çömlekte [...]

Ney Hiçlendirir…

Ney Hiçlendirir

 
Ney hiçlendirir; evet ne ‘içlendirir’, ne de ‘hislendirir’; bilâkis tamı
tamına yazıldıgı gibi ‘hiçlendirir’… Faslı başkası değil, hep fasl-i
hîçî’dir çünkü.
Ney’in nefesinden kendi hikâyesini dinleyebilenler; ney’in vuslat’tan
degil, firâk’tan dem vurduğunu, demini firâk’tan aldığını söylerler. Ne de güzel söylerler:
Sîne hâhem serha serha ez firâk.
Rûmî, “… ez firak” diyor ve ayrılıktan söz ediyor. Ney’deki hüznün
ayrılık ateşinden nâsi bir [...]